chp kadın

İŞTE BUGÜN BİNLERCEYDİK

İŞTE BUĞÜN BİNLERCEYDİK

Artık gün susma değil Haykırma Günüydü.13 aralık Geliyordu.Avazımız çıktığı kadar bağırmak,sizinleyiz,yine buradayızı haykırmaya geliyorduk. Silivri Kıyametini koparmaya geliyorduk.30 Eylül 2011 deki sessizce alkışlarımız,sanal kucaklaşmalarımızı buğün noktalayacaktık.Çünkü binleceydik.Toprağımızın her köşesinden akın akın geliyorduk,Aralık ayının dondurucu soğuğunda silivride ki buzları kırmaya geliyorduk . Eyyy özgürlük sen nekadar güzelsin,sana kavuşmak ne kadar zormuş.senin kıymetini ne kadar az düşünüyormuşuz.Yüksek duvarları aşıp ışığımızı,sevgimizi duyurabildiğimiz kadar kalın hücre duvarlarının içine sokmak istiyorduk.
Madenciydik.Emeğin yüce değerini bildiğimiz kadar,ne üdüğü belirsiz bir yargılamanın ağırlığını hiç bu kadar yaşamamıştık.
Kandırılmıştık.Bizi temsil edecek vekillerimizi seçtiğimiz halde, Vekillerimizin bizi temsil görevleri ellerinden alınmıştı.Kandırılmıştık.Mecliste sesimizi duyurma hakkımız elimizden alınmıştı.Sahipsizleştirildik.Temsil hakkımız elimizden alındı.Asıl silivride yatan bizlerdik.Gecenin yarısında büyük bir coşkuyla çıktığımız yolculuğumuz,silivrinin bizimle aydınlanacak ışığına saat 7 de kavuştuk.
İlk varan otobüs Zonguldak Otobüsüydü.Diğer dostlarımız peşi sıra konvoya katılmaya başladı.Bayrağını kapan,büyük bir coşkuyla ilerliyorduk.Yüreğimiz okadar coşkuluydu ki,kimse kimseyi tutamıyordu.Haykırıyorduk.Geliyoruz.Halka rağmen, halkı karşınıza alamazdınız.Binlerceydik,orda tutsakladığınızda bizdik.Akıyorduk.2km.yürütüldük sanırım 2 dk sürmüştür.Koşuyorduk,ışığımızı yakmaya,silivrideki kıyameti koparmaya koşuyorduk.Hınca hınç doldurduğumuz meydanda büyük bir kucaklaşma vardı.Birbirimizi tanımadığımız halde sevgiyle kucaklaşıyorduk.Kapıları nasıl geçtik,nasıl içeri girdik hatırlamıyoruz.Karman çormandık.500 kişi daracık avluda kapıların açılmasını bekledik.Eziliyorduk,nefes alamıyorduk ama o duvar, o duvarı,o kalın kapıları aşmak,bir an önce sevgiye kavuşmak istiyorduk.9 da kapılar açıldı.Doluştuk.Ama o ne doluşmak.Yağmur gibiydik.Sesimizi kontrol edemiyorduk.Halktık.Halkın sesi burada bağırıyordu.Canlarımızı telaşla bekliyorduk.Ve o an geldi.Çılğınlar gibiydik.Sevgili Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay ın içeri girdiğinde inanılmazdı.Hiç bukadar titrememiştim.Yürekler hiç bu kadar coşmamıştı.Burda Adalet yok!!!Türkiye sizinle gurur duyuyor!!avazımız çıktığı kadar bağırıyorduk.Size kavuşmamızın çığlığını atıyorduk.Daha önceleri susarak sessizce dinlemiştik.Çünkü Adalete güveniyorduk.Ama artık sükünet istemiyoruz.Halkın sesini,bağıra çağıra duyurmak istiyoruz.Canımız haberal geldiğinde yine yıktık ortalığı.Sayın Başbuğ,perincek ,Soner yalçın hepiniz,yazarlarımız dostlarımız ,bizlere aydınlığı gösteren sizler…… dik duruşunuz nasıl güzeldi,İnanılmaz güzeldiniz.İçinizde fırtınalar kopsada……’’Eğilmez başım gibi yine güçlüsün EFEMMMM…,,..Orda bizim tutsaklığımız var,Or da bizim size eğikliğimiz var.Sizin yüce gönlünüze ,bizim yüreğimiz çok az kaldı.sizi ordan hala çıkaramadığımız için bizleri affedin.Sizlerden özür diliyoruz.
Halka rağmen adalet olmaz,Halk olmayınca adalet olmaz.Haykırıyorduk.Bizim içerdeki coşkumuz ,dışarıda bizden haber bekleyen binlercemize anında gidiyordu.Biz içerde onlar dışarıda dalga dalga dalgalanıyorduk.İçerisi dışarısı karışmıştık.Bu nasıl bir coşkuydu.Bu nasıl bir ateşti.Bağırıyorduk.. Vatan ,Millet Ahte Vefa…Silivriyi kuşatmıştık.Bir tarih yazıyorduk.Bir destan dı bu.Halkın Destanı…İnanın hiçbir şey umurumuzda değildi.Sizlere kavuşmanın çılgınlığından başka bir şey düşünmüyorduk.Bastil silivrisiydi bu.
Korktular,çok korktular.Halkın üstünde hiçbir kuvvetin barınamayacağından korktular.İstanbul Baro Başkanı Ümit Kabasakal siz özlediğimiz Adaleti temsil ediyorsunuz.Size bu ülke minnettar kalacaktır.
Sonunda Duruşma Başladı.Bir numara yapılacağını tahmin ediyorduk ama bu kadarını beklemiyorduk.Çetelerle davalarımız birleştiriliyordu.Son oyun oynanıyordu.Salon karıştı.tahmin ettiğimiz olay gerçekleşti.Susturuluyordu.Savunma hakkımız elimizden alınıyordu.Mahkeme başlayamıyordu.Başkan Salonu boşaltmamızı istedi.Çok direndik.Çıkmak istemedik.Dışarda arkadaşlarımız bizden haber bekliyorlardı.An be an haberleşiyorduk.Bu olay karmaşaya yol açtı.Dışardakiler içeri girmek istediler.Barikatlar yıkıldı.Yine ezilme tehlikesi yaşadık.Tazzikli su ve biber gazı sıkıldı.Robokoplardan barikatlar kurulmuştu.Bilmiyorlar ki bir kıvılcım her şeyi yıkardı.Bastil de olduğu gibi.
Salonu boşalttık.Bu defa avukatları içeri almadılar.Savunmasız bir mahkeme???.İst.Baro Başkanı Mahkeme başkanıyla görüşmeye gitti.Kapılar açıldığında robokoplarla karşılaştık.Okadar karmaşık bir görüntü vardıki bu ilkel toplumlarda bile yaşanmaz.Bu nasıl bir Adalet anlayışı.Nasıl bir oturum.??Tepkilerle ancak avukatları içeri aldılar.Ancak biz kapıdan girip bakıp olayı anlamaya çalışıyor,dışarıyla haberleşiyorduk.İçerde yaşanan her şey den,kapılar kapansa da anında hepimizin haberi oluyordu.Burda Millet vekillerimizin desteğini çok gördük.Silivriye Chp vekillerinin demokrasi direnci damgasını vurmuştur.Sürekli basına bilgi verdiler.Yandaşta olsalar yayınlamak zorunda kaldılar.
Bu arada sanatçılar,yazarlar,yüreği özgürlükle dolu dostlarımız sürekli konuşmalar yaparak ,tavırlarını ortaya koyuyorlardı.El ele tutuşarak silivriyi çembere aldık.Yüzlercemiz kenetlendik.Duvarlara haykırdık.Burdayız.Sizinleyiz.Yanınızdayız.Ey Adalet Nerdesin….
İçerde 500 ama dışarıda binlerceydik.Ve Dışarıda Tarih yazılıyordu.Böyle muhteşem,böyle bir güzellik yaşamadım ben.
Bu Ülke için ,Aydınlıklar için yüreğini koyan herkese yarınlar minnettar kalacaktır.Sizinleyiz,yanınızdayız,Sizler nefesimiz,bizler sesiniziz.
Sizleri sevgiyle kucaklıyoruz.
CHP Zonguldak İl,ilçe,gençlik ve kadınları

Zonguldak il kadın kolları

2012 yılı II.dönem çalışmalarımıza Başka Yüksel Parmak eşliğinde başlamıştır.Bu süreçte pek çok etkinlik düzenlemekle beraber,il,ilçe ve beldelerimize ziyaretlerini gerçekleştirmiş olup ,Chp zonguldak örgütümüzde il kadın yönetimi olarak cumhuriyetimizin ve demokrasimizin neferleri olarak görev bilinciyle çalışmalarına devam etmektedir.